Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir ziyareti sonrası medya temsilcilerinin sorularını yanıtladı.
“HAFTER'İN DURDURULMASI GEREKİYOR”
Bolgesel konularda da Cezayir ile yakın iş birliği icerisinde olacaklarını aktaran Erdoğan, Libya konusunda Cezayir ile ortak harekete devam edeceklerini soyledi.
Cezayir'in, Libya'nın en onemli komşusu olduğunu ve siyasi surecte onemli roller oynayabileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Libya sorununun cozumu icin yol haritası artık bellidir. Birleşmiş Milletler(BM) catısında, uluslararası meşruiyeti olan hukumetin onculuğunde, ateşkesin derhal uygulanması ve siyasi surecin ilerletilmesi gerekiyor” dedi.
Erdoğan, “Ulusal Mutabakat Hukumeti (UMH) bugune kadar alınan tum kararlara uydu. Hem Moskova'dan hem Berlin'den kacan Hafter ateşkesi ihlal etmeye devam ediyor. Libya'da barış olacaksa Hafter'in durdurulması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
DEPREMDEN ZARAR GOREN KOBİ'LERE DESTEK
Elazığ'da gercekleşen 6.8 buyukluğundeki depreme ilişkin de acıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bolgeye 24 bin 402 cadır, 26 bin 500 yatak, 40 bin gıda kolisi şu an itibariyle sevk edilmiştir. Gunluk 50 bin kumanya dağıtılıyor ve dağıtılacaktır. Bakan arkadaşlarımız ve ilgili kurumlarımız şu anda oradalar, kamu kurumları normal mesailerine başladı. Hayatın hızla normale donmesi icin, calışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz” diye konuştu.
Elazığ ve Malatya'da, KOSGEB Acil Destek Kredisi Programı'nı devreye alacaklarına dikkat ceken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremden zarar goren KOBİ'lerimiz anlaşmalı bankalarda işletme başına 100 bin TL'ye kadar 1 yıl odemesiz 24 ay vadeli faizsiz kredi kullanabilecekler. Ayrıca, KOSGEB'e bu yıl odenmesi gereken borcları da 2020 yılının sonuna erteliyoruz. Son olarak, bankalara KOSGEB borcu olan KOBİ'lerin bu yılki odemelerini de 1 Ocak 2021'e erteliyoruz” dedi.
“DORTLU ZİRVE MART’A SARKABİLİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turkiye-AB ilişkileri anlamında bitme noktasına gelen ilişkilerin tekrar canlanması gundemde mi? Herkesin merak ettiği vize serbestisi cozume ulaştı mı? Dortlu Zirve ne zaman gercekleşecek?” sorusuna ise şu cevabı verdi;
*AB'nin sağı solu belli olmuyor. Yani, bir taraftan iyi niyet gosterisi yapıyorlar, bir taraftan bakıyorsunuz, hala aynı yerdeler. İşte şimdi sadece olay vize serbestisi değil; 2014'un sonunda bitecekti, biz her şeyimizi yaptık ama onlar şunu yapmadınız, bunu yapmadınız deyip bizi koşeye sıkıştırmaya calışıyorlar.
*Aynı durum, biliyorsunuz, Gumruk Birliği'nde de var. Bazı farklı başlıklar var. Ben şahsen bunlara cevap vermekten bıktım ama onlar koşeye sıkıştırmaktan bıkmadı, surekli bir şeyler uretiyorlar. Ben size cok daha basitini soyleyeyim.
*Biliyorsunuz, ozellikle Sarkozy, Merkel bunlar ulkelerinin başına gecmeden once bizler AB liderler zirvesine katılıyorduk. O zaman Fransa'da Chirac, Almanya'da Schroder vardı.
*Turkiye ve Hırvatistan beraber katılıyorduk. Şimdi Hırvatistan bakın AB donem başkanı. Bakın nereden nereye. Bunlar da insaf yok, vicdan yok.
*Bu arada tabi, 15 ulkeden sayı cıktı 27-28'e. Adil değiller, adil davranmadıkları gibi de Turkiye icin gerekceleri malum. Şu anda soyledikleri: ‘Turkiye nufusu buyuk bir ulke; Turkiye'yi alamayız.' Şimdi yine bahaneler, bahaneler devam ediyor.
*Oyle de olsa, boyle de olsa, biz şu anda sabır modundayız. Bu şekilde devam ediyoruz ve nereye kadar devam ederiz Allah bilir. Dortlu zirve konusuna gelince, Dortlu Zirveyi biz Şubat diye planlamıştık ama Mart'a sarkabilir.
“HAFTER UCRETLİ BİR LEJYONERDİR”
Bir başka gazetecinin, “Rusya'nın, Libya'da istediği nedir? İdlib'de kan durmuyor. Her ne kadar Turkiye devreye girse de Esad, Rusya ile beraber hareket ediyor. Orada da bir guvensizlik ortaya cıkmıyor mu Rusya acısından? Rusya ne yapmak istiyor?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları soyledi:
“Rusya'nın Wagner'le Libya'ya girmesi doğru bir hareket değil. 2 bin 500 kadar lejyoner var. Fazlası var azı yok. Ama bunun bedelini neresi oduyor? Abu Dabi oduyor. Aslında Hafter de ucretli bir lejyonerdir.
Bunlar muşterek calışıyorlar, orada butun silah muhimmat arac gerek vesaire malum ulkelerden alıyor. Mısır da cok ciddi destekler veriyor. Doğu Akdeniz'e gelince malum biz kıyı şeridi en uzun olan ulkeyiz. Biz şurada şimdi yani bizim şuradan başlıyoruz boyle gidiyoruz devam ediyor burası.
Şu bant tamamen bizim ikili mutabakat metnimizdeki banttır. Kuzeyi Turkiye var guneyinde Libya var ve biz bunu imzaladık. Bu metni imzaladıktan sonra biz kalkıp burada kimse ile ya gel ne diyorsun diyecek halimiz yok biz burada Sarrac ile imzayı attık iş bitmiştir.
Yani bu Hafter'le birilerinin yaptığı anlaşmaya benzemez cunku Sarrac BMGK'nın kabul ettiği, ben artık ona devlet diyorum devlettir. Oburu ise darbecidir onun devlet kimliği yok burada ne yazık ki birileri Hafter uzerinden bir şey devşirmeye calışıyor yaptıkları bu biz inşallah bu fırsatı vermeyeceğiz.”
“ZEMİN ETUDU İLE İNŞAATLARIMIZI YAPACAĞIZ”
Elazığ'da gercekleşen deprem sonrası atılacak adımlara ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları soyledi;
*Cevre Şehircilik Bakanımıza talimat verdim. Hemen celik konstruksiyondan tek katlı konutlar yapalım ve yanlarına ahırlarını koyalım ve burada yaşayan vatandaşlar hemen evlerine yerleşsinler. Şu an itibariyle Cevre Şehircilik Bakanlığı calışmayı yoğun bir şekilde başlattı.
*Zemin etudu ile inşaatlarımızı yapacağız ve vatandaşın kendi evlerine taşınması fırsatını hazırlayacağız. Fakat sıkıntı şurada biz hani dikey mimarı uyarısı yapıyoruz ya bunu boşuna soylemiyoruz. Bizim kulturumuzun de reddettiği bir şey dikey mimari.
*Turkiye fay hattında olan bir ulke, yatay mimari yapsak yapsak sıkıntıları yaşamayız. Turkiye deprem ulkesi. Biz son depremle bir şey kazandık. AFAD, Kızılay, Jandarma, Silahlı Kuvvetlerimiz cok ciddi bir koordine icinde buradaki mucadeleyi başarılı şekilde verdiler.
*Tabi gonlumuz bırakın 39'u bir kişinin vefatına bile razı olmaz. İnşaatlarda hassas olmamız gerekiyor. Belediyelerin ruhsat verirken dikkatli olması, zemin etudu yapılması onem arz ediyor.
“İstanbul ciddi deprem riski ile karşı karşıya. Kentsel donuşumun deprem odaklı olması konusunda yol haritanız nedir?” sorusuna ise şu cevabı verdi:
“Planlama konusu Şehircilik Bakanlığı uhdesinde ve bolgede ozellikle bizler belediyelere uyarılarımızı yapıyoruz. Diyoruz ki gelin buralarda konut yapımını bu şekilde başlatalım ama tabi uzulerek soylemem lazım bu bolgelerdeki vatandaş da evlerinin kentsel donuşume gitmesini istemiyor, direniyor.
“SURİYELİ MAHMUT'A VE AİLESİNE VATANDAŞLIK VERİRİZ”
Elazığ'da enkazı elleriyle kazıp Durdane Aydın ve eşi Zulkuf Aydın'ı kurtaran Suriyeli universite oğrencisi Mahmud el Osman ile ilgili konuşan Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu;
*Mahmut tırnaklarıyla kazıyor, kardeşimizi ve eşini enkazdan cıkarıyor. Sonra evinde ziyaret ediyor.
Bu iş herkesin karı değil. Biz kardeşlik duygusuyla bugune kadar bu mucadeleyi veriyoruz. Bu arada Fahrettin Bey, Mahmut kardeşimize vatandaşlık verilebilir mi diye soruyor şimdi.
*Ne demek verilebilir mi? Tabii ki verilir. Verdik gitti. Burada okuyor, Turkce de biliyor. Ailesine de vatandaşlık veririz.
“ŞUKRANLARIMI İFADE EDİYORUM”
Twitter hesabından da paylaşım yapan Erdoğan, şunları belirtti:
* Elazığ’da meydana gelen deprem sonrası Devletimizin yanında yer alarak, yaraları sarmak icin yuruttuğumuz mucadelede yurt icinden ve yurt dışından bizlere destek olan tum kardeşlerime, Turkiye Cumhurbaşkanı olarak şukranlarımı ifade etmek istiyorum.
* SMS bağışları ile destek olan, TV programlarıyla buyuk bir farkındalık oluşturan vatandaşlarımız ve bolgedeki ihtiyacların karşılanmasında yardımcı olan sivil toplum kuruluşlarımız, Turk Milleti’nin birlik olduğunda neleri başarabileceğini dunyaya bir kez daha gostermiştir.
* İlk andan itibaren birbirine kenetlenerek felaket bolgesindeki kardeşlerimize desteklerini esirgemeyen Milletimizin her bir ferdine bir kez daha teşekkur ediyor, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.
* Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim kılsın.
Elazığ'da meydana gelen 6.8’lik depremin ardından enkaz altında kalan Durdane ve Zulkuf Aydın ciftini altında kaldıkları enkazdan Suriyeli Mahmud el Osman kurtarmıştı.
İLGİLİ HABERElazığ depreminin kahramanlarından Mahmut o anları anlattı