İlaclar yiyecekleriniz, yiyecekleriniz ilaclarınızdır.
Yiyecekler, sac dokulmesi de dahil olmak uzere butun rahatsızlıkların tedavisi icin uygulanan ilac ya da bitkisel terapinin etkinliğinde cok derin bir rol oynar. Yiyeceklerin tıbbi, iyileştirici ve sistemde değişiklik yapma ozelliklerini kullanarak, erkek tipi kellikte başlıca suclu olan DHT de dahil olmak uzere, hormon seviyelerinizi kontrol edebilir ve boylece sac dokulmesini kontrol altına alabuirsiniz.
Ben bunu yapmayı başardım: Sac kaybını kon­trol eden Propecia (finasteride) ilacının ve bitkilerin etkinliğini arttıracak ve bazı hormonların sacıma ters etki etmesini onleyecek ozel bir diyet uygu­ladım.
Bu bolumde hormonlarınızın diyetle nasıl duzenlenebileceğini, bilim adamlarının yiyecekler, sağlık ve sac kaybı arasında ne gibi onemli bağlan­tılar bulduğunu ve kalbinizi, tum vucut sağlığınızı ve formunuzu korurken, saclarınıza da faydalı ola­cak bir beslenme şeklini nasıl kolayca uygulaya­bileceğinizi oğreneceksiniz.
Hormonlar vucudunuzu nasıl kontrol eder?
Hormonları duşunduğumuzde, genellikle iki temel cinsiyet hormonu olan testosteron ve ostrojen gelir aklımıza. Bu hormonlar sadece cinsiyet ozellik­lerimizi, ureme sistemimizi ve cinsel iştahımızı duzenlemekle kalmaz, butun sağlığımızı korumada da onemli bir rol oynarlar.
Her ceşit hormon, vucuttaki butun calışan mekanizmaları, en basitinden en zoruna kadar butun vucut fonksiyonlarını ve aynı zamanda duygularımızı da (sevgi, korku, endişe, stres, neşe vd.) duzenlerler.
Vucut, hucreler arasındaki iletişimi iki şekilde sağlar: Biri, noron denen sinir lifleri yoluyla dola­şan ve nabız atışına benzeyen elektriksel vu­ruşlarla, diğeri ise endokrin sistemi ile taşınan kimyasallar yoluyla. İşte bu ikinci yontemde, kim­yasal sistem, hormonlan ulak olarak kullanır.
Noronlardan gecen elektriksel mesaj iletiminin hızı, şimşek cakmasınınkinden fazladır; neredeyse anındadır. Beyin bacağa hareket etmesini soyler ve o anda bacak hareket eder.
Endokrin sistemde ise iletişim daha gevşektir. Bu kimyasal sistemde bezler hormonlan kan dola­şımına salgılarlar ve kan dolaşımı da onları butun vucuda taşır. Bu hormonların gidecekleri yere ulaş­maları birkac dakikayla, birkac saat arasında deği­şen bir sureyi bulabilir.
Endokrin sistemdeki bezler butun vucuda ya­yılmıştır.
* Hipofiz bezleri beynin on bolumunun he­men altında bulunur.
* Tiroid ve paratiroid bezleri boynun on kıs­mında, goğus kemiğinin hemen ustundedir.
* Adrenalin bezleri bobreklerin ustune yapışık olarak dururlar; her bobreğin ustunde bir bez vardır.
* Pankreas karın bolgesinde midenin arka­sındadır.
* Yumurtalıklar (sadece kadınlarda bulunur) gobeğin hemen altında pelvik bolgede­dirler.
* Testis bezleri (sadece erkeklerde bulunur) testislerde yer almaktadır.
Hormonların cok az miktarı bile cok gucludur ve incelikli bir zamanlama ve dengeye sahip cok sayıdaki vucut sisteminden birisine salgılanırlar. Beyindeki kontrol merkezi olan hipotalamus, uyu­ma, yeme ve ureme de dahil olmak uzere vucudun temel fonksiyonlarını duzenler. En onemli gorev­lerinden biri, hipofiz bezini kontrol etmek yoluyla endokrin sistemi kontrol altında tutmaktır. Hipofiz bezinin gorevi, bir organın ya da bir bolgenin belli bir hormona olan ihtiyacı ile ilgili mesajları aldık­tan sonra o hormonu salgılamak ya da endokrin sistemdeki başka bir bezin istenilen hormonu uret­mesine ve salgılamasına neden olacak bir madde salgılamaktır.
Bir erkeğin testislerinden salgılanan hormon­lar, adrenalin bezlerinden salgılananlarla birlikte, fiziksel ve cinsel ozelliklerden, ureme ile ilgili fonksiyonlara kadar butun “erkeksi” ozelliklerden sorumludurlar. Testisler, erkek cinsel hormonu olan testosteronu uretirler. Hatırlayacağınız gibi testos­teron, 5-alfa-reduktaz enziminin yardımıyla dehid-rotestosterona (DHT) donuşur. Erkek tipi kellik genine sahip olan erkeklerde, sac folikullerini ku­culterek sonucta olumlerine ve sac kaybına neden olan madde, DHT’dir. Yediklerimiz de testosteron ve DHT sevi­yelerini etkiler; bu yuzden yiyeceklerimizi tıbbi ozelliklerine gore secerek ve sac uzerinde isten­meyen etkileri olabilecek hormonal olaylar zincirini başlatacak yiyeceklerden kacınarak sac dokulme­sini onlemek mumkundur.
Testisler ayrıca, ergenlik cağından itibaren penisin buyumesi, vucut kıllarının cıkması, sesin kalınlaşması ve kasların yoğunluğunun artması gibi ikinci derece erkeksi ozellikleri geliştiren hor­monlar olan androjenleri de uretirler. Androjenler kortikosteroidler olarak sınıflandırılırlar ve sadece testisler tarafından değil adrenalin bezleri tarafın­dan da uretilirler.